Erdoğan ve liberal demokrasi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, liberal demokrasinin krizde olduğunu söyledi. Doğru. Ben de defalarca bu sütunda yazdım.
Üstelik, Erdoğan dünyadaki liberal demokrasiden uzaklaşma eğiliminin öncülerinden biridir.
Erdoğan’ın şu sözleri, dünyadaki otoriter popülist akımların yükselişini tanımlıyor:
“Geçtiğimiz yüzyılın albenisi en yüksek ideolojisi olan liberal demokrasi ciddi bir krize ve darboğaza girmiştir. Bir dönem tüm sorunların ilacı olarak gösterilen liberal demokrasi artık eski gücünü, eski itibarını ve etkisini yitirmiştir. Topluma rota çizmekte, siyasete anlam kazandırmakta, insanlara umut ve güven vermekte yetersiz kalmaktadır.”
22 YILDA İKİ AYRI YÖN
Erdoğan’ın bu sözleri, kendisinin 22 yıllık iktidarında “topluma rota çizmekte” kullandığı kavramların değişimini de tanımlıyor: İlk on yılda, liberal değerlerin başında gelen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yerli kanunlardan üstün olduğunu ve AİHM kararlarının bağlayıcı olduğunu 2004 yılında Anayasa’ya yazdı. (Madde 90)
“Cumhuriyetin kuruluşundan sonra en büyük modernleşme hamlesi” olarak niteledi. (17 Temmuz 2011)
Fakat özellikle CB sistemi döneminde “topluma rota çizmekte” hamasi ve ideolojik söylemi ön plana çıkardı. İlk on yılda “krizin çözümü İslam ekonomisidir” demiş miydi hiç?
Otorite-hürriyet dengesi konusunda da yine ilk dönemde duymadığımız “kuvvetler ayrılığı ayak bağı… AİHM kararları bizi bağlamaz… Haddinizi bileceksiniz…” söylemiyle “illiberal” bir otorite anlayışını ortaya koymaktadır.
LİBERAL DEMOKRASİ NEDİR?
John Locke’tan (1638-1704) itibaren gelişerek bugün modern anayasa hukukunun temel kavramları haline gelmiş olan “bireysel özgürlük, sınırlı hükümet, kuvvetler ayrılığı, bağımsız yargı, hukukun üstünlüğü” ve “piyasa ekonomisi” ilkelerine dayalı bir demokrasi demektir.
Bu adla ülkemizde ilk partiyi Besim Tibuk kurmuş, kavrama kurumsal olarak öncülük etmişti. Fakat muhteva olarak daha derinlere, Namık Kemal’e, Münif Paşa’ya kadar uzanır.
Marksizm bu hukuki değerleri toptan reddeder.
Sosyal demokrasi, liberal değerlerle Marksizm’i sentezleme çabası olarak ortaya çıktı.
27 Mayıs döneminde merhum Prof. Bahri Savcı “Atatürkçü Demokrasi” kavramını geliştirmeye çalıştı.
“İslami demokrasi”, ve “milli demokrasi” gibi kavramları savunanlar da oldu.
AK Parti’nin “muhafazakâr demokrasi” kavramının teorik muhtevası ortaya konulmadı, siyasi slogan olarak kaldı. Kuvvetler ayrılığı ‘muhafazakâr demokrasi’nin neresindedir?!
KURTARICI LİDER
Günümüzde küresel gelir dağılımı, göçmen sorunları ve belirsizlik kaygısını liberal demokrasiler çözemedi. İnsanlarda “güçlü bir lider gelsin çözsün” eğilimi ve küreselleşmeye karşı bir ‘eve kapanma’ psikolojisi güçlendi.
1930’lara benzeyen ama totaliter olmayan bir süreçten geçiyoruz.
Bizde Prof. Vasfi Raşit Sevig, 1938’de yayınlanan “Esas Teşkilat Hukuku” adlı ders kitabında, liberal demokrasinin kuvvetler ayrılığı ilkesine karşı çıkıyordu. Savunduğu “şeflik sistemi”ni “siyasi kudretin yalnız şefte toplanması, siyasi kudret tekelini kendisinin haiz olması ve devlet vazifelerinin tamamının kendinde toplanması” olarak tanımlıyordu. “Kamu hukuku devleti ve otoriteyi sınırlamaz, devletin varlığı ve otoritesi kamu hukukunu sınırlar” diye yazıyordu! (s. 234, 303)
Bugün bu tanıma en yakın, CB sistemidir. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın CB sistemi konusunda “bizim yaptığımız Atatürk anayasalarına dönmektir” sözü de nasıl bir otorite tasavvur ettiklerinin ifadesiydi. (1 Eylül 2017)
Yetkilerin tek elde toplanmasının ve yargıyı siyasallaştırmanın nasıl olumsuz sonuçları verdiğini CB sisteminde gördük.
Ekrem İmamoğlu hakkında iktidarın yargı eliyle yürüttüğü “diploma” bühtanı hakkında, saygın hukukçu Prof. Âdem Sözüer’in şu sözleri, liberal demokrasinin en yüksek değerlerinden biri olan “hukuk devleti”nin, bugünkü halini yansıtıyor:
“Burada ceza hukuku meselesi olmadığı halde ne mütalaa yazacağız, olan kanunlara baktığımızda bir sorun yok ama son zamanlarda hep olmayan kanunlar uygulanıyor. Yine olmayan kanunla mı karşı karşıyayız?"
Neticeten, evet liberal demokrasi krizdedir. Çünkü bugünün sorunlarına henüz insan aklı çözüm bulamamış, sembolik bir ifadeyle, yeni bir Keynes henüz çıkmamıştır.
Göreceksiniz popülist liderler de çözemeyecek, çözüm yine liberal demokrasinin hür tartışma ve müzakere ortamında gelişecektir.
NOT: Öcalan’ın açıklaması, bu haliyle silah bıraktırıp örgütü feshettirirse elbette iyidir. Bu kadar kolay olacak gibi gözükmüyor, talepleri var. Gelecek yazım bu konuda.















Apo; anayasadaki aday olamaz maddesi için akp ye çalışır,,anayadada o madde yanında çok şeyide alır hapistende çıkar,,sonra döner chp ye hakim marksist neoliberal lere çalışır,,muhafazakar akp ilk raund kazanır ikinci raund ise marksist neoliberallere tuş olur,,bu işte kazanan apo olur..Derin akıllıların aklı DA ülkeyide tuş ettirir kendileri ile birlikte herşeyde biter.
Yanıtla (0) (0)Sayın yazar makalesinde rejimin totaliter olmadığını söylüyor. O halde sormak isterim kendisine; Totaliterin tanımı nedir? Devleti yöneten kişi ne yaparsa totaliter veya demokrat olur?
Yanıtla (5) (0)Hatırladığım kadar, yazar, mevcut iktidar için, "otoriter" tanımını uygun görüyor. Totaliter ile galiba diktatörlük kasdediliyor.
Yanıtla (0) (0)Korktum, tüm yandaşlar özellikle Ali Karabasanoğlu bu durumu alkışlıyor ben daha bu adamın milletin hayrına bir şeyi savunduğunu görmedim..
Yanıtla (24) (1)Ekranlardan "Halep Kalesine nasil Türk bayrağı asılır ?" "Halep'in intikamı alınacaktır" diye ıntikam yeminleri eden Merdan Yanardöner yoldaşından da korkuyor musun..
Yanıtla (2) (16)Ne işin var Halep Kalesinde,akp T.C ibarelerini kaldırdı, terörist başının mektubu okutuldu oy için.Git işine.
Yanıtla (13) (2)Mazlum Abdi de aynen sen gibi "Ne işiniz var Halep Kalesi'nde?" diyordu...Halep şehrinin nüfusunun yarısı Türk'tür..Halep şehrinden, Halep Kalesinden haberi olmayan ve Halep Kalesine asılan Türk bayrağından rahatsız olan ülkücü mu olurmuş..
Yanıtla (1) (2)Bunlari deseydi adını doğru yazardin. Belliki bunlar senin sözlerin. Bu yüzden seni kınıyorum.
Yanıtla (1) (0)AK Partinin muhafazakar demokrasi anlayışını iyice ezberledik. Ak Partinin kaymak tabakası için bolluk ve bereket alt tabakası için sabır ve şükür muhalefet için eza ve cefa.
Yanıtla (77) (2)Tıpkı chp nin tek başına ve tek adamla seçimsiz iktidar olduğu yıllar gibi değil mi?
Yanıtla (7) (49)Yüz yıl sonra bununla mı teselli buluyorsun,?
Yanıtla (32) (1)Evet aynen öyle. O dönem ne kadar kötüydü değilmi ? Aynı şımdıkı gibi. 1940 ları değiştiremeyiz ama ya şimdiyi?
Yanıtla (26) (2)Ne yüz yıl sonrası.. CHP'de Ekrem "tek adam" olarak yalandan demokrasicilik ve secim numaraları ile CHP'de Cumhurbaşkanlığı için yek aday değil mi.. Ülke çapında Mansur Yavaş' in oyları Ekrem'den çok daha önde olmasına ragmen; laikçi, dogmatik, imtiyazlı sol kafa ve CHP zihinyeti tarafından "tek adam" Ekrem'in adaylığı dayatilmiyor mu
Yanıtla (4) (19)chp nin tek başına ve tek adamla seçimsiz iktidar zamanı etrafta demokrasi vardı da biz mi görmedik ve duymadık? evet, milyonların ölümüne sebep olan Hitler, Musolini, Franko, Stalin, hepsi tirandılar ve Atatürk'ü eğer bunlarla karşılaştırırsın doğrudan da demokrattı. yüz yıl geçtikten sonra eğer Türkiye'deki "demokrasiyi" (daha doğrusu otokrat rejimi) avropadaki demokrasiyle değil de Atatürk dönemi demokrasiyle karşılaştırışın, burada bir art niyet aranabilir
Yanıtla (9) (1)Ekrem İmamoğlu'nu solcu olarak görüyorsanız sağında pek yer kalmamış sayılır !!
Yanıtla (2) (0)Ülke genelindeki anketlerde çok önde olmasına rağmen "ülkücü" kimliğinden dolayı Mansur Yavaş'a karşı çıkan laikçi, dogmatik, marjinal CHP'liler; eski ANAP'li yeni devrimci muteahit Ekrem Başkanlarini; solcu, solun ve baskaldirinin gür sesi olarak görüyorlar..
Yanıtla (4) (7)Yeni kurulmuş bir ülkenin bir evresini alıp, bugünle çarpıştırarak teselli bulmaya devam edin, çok işe yarar. Mantık çürümesinin şahikası. Chp şeytanlaştırması ile ülkeyi ziyan ettiniz.
Yanıtla (1) (0)Siz sizinkileri neyin sesi olarak görüyorsunuz acaba? Sosyal devleti yokedenlerin, devlet kapitalizmini hakim kılanların sesi olmasın?
Yanıtla (0) (0)Evet arada bir fark yok, ama Chp'yi bi tık geçti şimdilik, sonra 2 tık 3 tık CHP ile benzerliği dahi kalmaz.
Yanıtla (0) (0)Maya bozuksa bulaştığı herşeyi bozar. Bu insan yapısı ve kalitesiyle bundan iyisi olmaz. En iyisi bu diyardan gitmek.
Yanıtla (3) (3)En doğru yorum bu maalesef!
Yanıtla (1) (1)Yine 100 yıl önce dedemin dedesi zamanında şöyleydi böyleydi lafzı gırla gidiyor. Yok ekrem solcu değil, yok Mansur öndeymiş, hep aynı 5-10 cümleli yüzlerce yorum. Eee tabi 2-3 kişi başka ne üretebilirki, ne varsa dimağda onu.
Yanıtla (1) (0)AKP seçmeni kendi partisinde de demokrasi talep etmiyor,ülkede de.Ne yazık ve ürkütücü.
Yanıtla (1) (0)Ekrem gözümüze adeta II. Atatürk gibi gözüküyor..Hele gözlüğünü düzeltip etrafa bilgece gülümsedigi o anlar yok mu..
Yanıtla (6) (6)"Hele gözlüğünü düzeltip etrafa bilgece gülümsemesi" mi:))
Yanıtla (1) (1)Zor bir coğrafya; eğitimsiz-donatımsız, yoksun ve yoksul, nereye çekilse oraya giden yığınların hakim olduğu bir toplum; yozlaşmış idareler ve kurumlar; her alanda dökülen sözde entellektüeller; suç ve suçlunun çoğaldığı bir ortam, hile ve sahtenin yaygınlaştığı bir ekonomi; tarihi, sosyolojiyi, kültürel gelişmeyi idrak edemeyen cehalet. Sonuçta ayakta kalması zor bir ülke. Emperyal emeller için uygun bir ortam, onlar da ustaca oynuyor. En karşı duranların eli ile yıkım yaptırabiliyor. yazık…..!
Yanıtla (0) (0)Karar gazetesi de maalesef hukuk dışına çıkılması konusundaki hassasiyetini birkaç gün önceki manşeti ile zedeledi..
Yanıtla (2) (0)Sağ siyasette genel tanımlamalar var.
Yanıtla (21) (6)CHP halkın milli değerlerine saygılı değil.
CHP yapılmak işlere takoz oluyor
CHP Türk halkını sevmiyor.
Ben merak ediyorum Türk halkını sevmediğini Türk halkının değerlerine saygı göstermediğini ve halkı sevmediğini örneklerle anlatabilirler mi.
kemalist kibri diye bir gerçek var. dini değerleri ellerinden gelse siler atarlardı kemalist elitler. evet, dindarlara pek yakın değilim ama dini değerleri de aşağılamıyorum. başörtü yasakları, kuran kursları yasakları, ve hatta namazın bile sorun olması bu toplum için fazla geldi. tarikatları sınırlandırmaları yeterli olurdu. ezanın türkçe okunması bu millette bir travma yarattı ve devam ediyor. yani chp suçlu, en az akp kadar. akpyi başımıza getiren onların kibriydi. şimdi de bunlar kibirlendi.
Yanıtla (4) (14)Ne bitmez travma sayrıları ,ısıtmaktan bıkmadınız yahu.. bu iktidarın zulümlerini de muhalefete bağladık mı tamam. Sağın binbir surat kıvraklığı hiç konu olmaz, o nasılsa kendiliğinden ve verili.
Yanıtla (1) (0)Ben anlatayim yeğen...Kurt; kışı geçirir de; yediği tek parti CHP donemi ayazini, 27 Mayıs-12 Mart-12 Eylül-28 Şubat-15 Temmuz ayazini unutmazmış...Kurt; tuttuğu dağı, pusuya düştüğü ovayı,sırtını dayadığı kayayı unutmazmış..
Yanıtla (3) (10)Hadi hepsi tartışılırda 15 Temmuzuda CHP'ye bağladın ya. Helal olsun sana. Salla salla vur duvara.
Yanıtla (1) (0)Sn Yazar, AKP'nin siyasal kökeninden kaynaklanan otoriter rejim anlayışı, her seçimde oylarının azalması ile gittikçe sertliğe dönüşmektedir. Yerel yönetimlere kayyum ataması, liderlerin hapislere düşmesi, basının zaptırakta tutulması, siyasi yasaklar ve devleti var eden Chp'ye şaibe yüklenerek kayyum atanması teşebbüsü olmuştur. Durum çok vahimdir. Demokrat düşünce içinde olan herkesin ortak bir amaçda birleşip, iktidarı erken seçime zorlaması şarttır.
Yanıtla (1) (0)Bu iktidar bu milletin başına çok çorap ölecek. Asıl sebebi ne mi? Aralıksız ve çok uzun süre iktidar da kalması. Koltuğa iyice ısınması. Bu da halkın düşüncesizliği elbette. Adam koltuğu bırakmamak için her şeyi, her işi bir kenara bıraktı sabah-akşam bunu düşünüyor. Millet bu iktidarı bir an önce başından atmazsa başına daha çok belli gelecek
Yanıtla (6) (0)Ocalan da Liberal sistem degerleriyle ve kurumlariyla cokmustur bu yuzden bize ekmek kalmadi diyor..Marxist Ocalan nevzuhur sosyalist tehlikeden de bahsetse iyi olurdu...Sermaye ve Uretim araclari proleterya nin elinde toplanacakti ama olamadi..Simdi yeni paydas sosyokapitalizmde uretim araclari da proleterya da sermayenin yani sirketlerin elinde toplanacak..devletler transparan halde defileye cikacak..Global sermayenin plani bu...Liberalizm ile ufalayamadiklari devletleri yeni yontemler ile uf
Yanıtla (2) (3)Zavallı Ukraynalılar; Turuncu devrim dalgasına Türkiye ile aynı yıllarda maruz kaldılar. Bizde Gezi adı verilen provokasyon başarıya ulaşamadı ama Ukrayna halkı bizim kadar şanslı değildi. Ve sonuçta Avrupa'ya entegre olmaya giderken iyi kötü yaşadıkları vatanlarından, hayatlarından, ailelerinden oldular.
Yanıtla (2) (15)Ingiliz akinin kurbani oldular..Yazarin liberal dusuncenin basyazarlarindan biri olarak zikrettigi John Locke vb. Lerinin kuru rasyonalitesi uzerine yukselen dunya sistemi devletleri de bireyleri de tukenme noktasina getirdi.Simdi bireylerin devletlerin mi sirketlerin mi tebaasi olacaginin kavgasi olacak..sirketler birkac adim onde...simdiden akilli telefonun uzantisina donusmus insanlari dijital diktatorlugun tebaasi haline getirmek zor olmayacak.
Yanıtla (0) (2)DEVLET asli görevi insanların can ve mal güvenliğini korumak için milletin teşkilatlanmis halidir. Bu teşkilat şeması en alt dan en üste kadar yer alan birimlere bir insan yerleştirilir. Yerleşme de kurallarla olur.
Yanıtla (6) (1)Eskiden de böyle idi gelecektede böyle olacak. Tek adam dada çok adamdada böyle olacak
"1930’lara benzeyen ama totaliter olmayan bir süreçten geçiyoruz." diyorsunuz. Daha nasıl totaliter olunur Sayın Akyol?
Yanıtla (21) (0)Tamam seni ve solcuları mi kıracağız; "totaliter" olsun..
Yanıtla (0) (14)Asgari ücret 22 bin lira, ev kirası 22 bin lira. İster totaliter de, ister ister monolitik de.
Yanıtla (14) (0)Kurucu lidere saygıda kusur etmemek şartıyla söylüyorum bugün Erdoğan karşıtı vatandaşlarımızın belirttiği tek adam ve antidemokratik uygulamaların tamamı1930-40 lı yılların normali standartlarındadır.
Yanıtla (2) (10)İki Esas mesele var; 1/ Biz henüz devletin yönetim şekili üzerinde mutabık değiliz, gücü eline geçiren devleti istediği gibi şekillendirmeye çalışıyor.2/ Milleti olduğu gibi kabul etmeyip istenildiği gibi bir yapıya dönüştürülmek isteniyor. Bu dönüştürme hareketi Yavuz Selim’den bu güne devam ediyor. Bilimi ıskaladık, kendimizi hiç sorgulamadık!. Gelişmiş ülkelerin böyle sıkıntıları yok, biz takatımızı ( enerjimizi) bu uğurda yıllardır harcıyoruz, koca imparatorluğu bu uğurda batırdık,!!.
Yanıtla (13) (1)Binali Yıldırım;Bu milletin unsurları var. Bin yıldır biz topraklardayız. Kürtler var, Türkler var, efendim diğer Süryanisi var, Abazası var, Çerkezi var. Var oğlu var. Vatandaş tanımında Yeni anayasada elbette ki gözden geçirilebilir Bir etnik kimliği Tanımlamak Öne çıkarmak değil de Vatandaşlığı Etnik kimliğinin Kim olduğuna bakmaksızın vatandaşlığı Önceleyen Bir güncelleme yapılabilir Bu bazı etnik grupların kendilerini ihmal edilmiş düşüncesinden kurtarabilir. Aynı sözler. Kuzu postu çıktı.
Yanıtla (2) (0)Hukuk sistemimiz iyice oturmuș olsaydı, liyakatsiz yöneticileri 78 kișinin öldüğü yangında hepsinin cezasını keserdi.
Yanıtla (19) (0)Hala sırıtarak ortalıkda dolașıyorlar.
Tabiiki koruyan var, o yüzden. Kimsenin ahı kalmamıṣtır.
Ilk seçimde bunlarin defteri dürülür ve o sırıtanlardan hesap sorulur. iNŞ.
Yanıtla (9) (0)Bir baba düṣünün, 2 oğlu, gelini ve torununu kaybetmiṣ.
Yanıtla (6) (0)Gerçek sorumlu hala sırıtarak ortalikta dolaşıyor işte hukukun geldiği son nokta.
Binali Yıldırım;"Bu milletin unsurları var. Bin yıldır biz topraklardayız. Kürtler var, Türkler var, efendim diğer Süryanisi var, Abazası var, Çerkezi var. Var oğlu var. Vatandaş tanımında Yeni anayasada elbette ki gözden geçirilebilir Bir etnik kimliği Tanımlamak Öne çıkarmak değil de Vatandaşlığı Etnik kimliğinin Kim olduğuna bakmaksızın vatandaşlığı Önceleyen Bir güncelleme yapılabilir Bu bazı etnik grupların kendilerini ihmal edilmiş düşüncesinden kurtarabilir." Yeni Liberal Anayasa ???
Yanıtla (0) (2)Sn Akyol'a şöyle bir katkı yapmak isterim; bizim topraklarımızda şura geleneği, ortak akıl, meşveret geleneği zaten vardır. Tek ihtiyaç belki de zaten bize ait olanı yeniden 'keşfetmek'tir. Liberal demokrasi' denen şey batılılarca aslında bunun süslenip püslenmiş halidir. Ortak aklı harekete geçirmek bir çok sorunun üstesinden gelmemize yetecektir. Demokrasi denen şey bir mecliste her paydaşın kendini ifade edebilmesi, buna imkan sağlanmasıdır zaten..
Yanıtla (3) (2)Bunlar anlaşmışlar, şeffaf değiller. Apo'da bir şeyler okudu pek de Ala Vala ile kutlanmadı. Esas turbun büyüğü heybede. Açıklamıyorlar ama, bugün Binali Yıldırım, Salvo atışlarına başladı. Anayasa da vatandaşlık tanımı değişmelidir..Vallahi biz millet olarakT.C, sıkıntımız yok aksine gurur duyuyoruz.. Paramızı pasaportumuzu değersiz kılanlar utansın, onlar isimlerini vatandaşlıklarını değiştirsinler...
Yanıtla (14) (0)Yalın tarifiyle,
Yanıtla (3) (0)DEMOKRASİ: "Halkın halk tarafından halk için yönetimi”dir.
Buna göre;
- halk,
- yönetime seçtiği halkın,
- halk için çalışmasını gözetmek ve denetlemekle GÖREVLİ ve SORUMLUDUR.
Halk yönetim sınırlarını ANAYASA ile tayin ederek halktan seçtiği kişilere yönetimi teslim eder...
Güzel görünüyor değil mi?!
Maalesef değil!
Halk, yöneticisine MUTLAK DOKUNULMAZLIK vererek kendi ayağına sıkıyor...
Tıpki "Bir tas süt verip bir tekmeyle döken inek" dostlar gibi anayasa ya
AK parti ne olduğuna bir türlü karar veremedi. bir ara Liberal demokrat, bir ara muhafazakar demokrat, bir ara dindar muhafazakar, bir ara ümmetçi, bir ara ve en komiği de, 'muhafazakar devrimci' olduğunu söyledi. bir kimlik bunalımı yaşadığı açık. neden bu kadar çok kulvar değiştiriyoruz diye sormaları gerekir kendilerine. çağ ile bir uyumsuzluk olmasın sakın.
Yanıtla (5) (0)Dünya 3. büyük otoriterlik krizine doğru gidiyor. Hıristiyan siyonist liderlerin dünyayı paylaşım ihtirasları temel faktör. 2011 Bağdat’ ın deccal buş’ larca işgali ile başlayan kaos bunaksiyonist biden ve sersem Turump ve çobanları Nedenyahu ile sürdürülüyor!
Yanıtla (0) (0)Küresel sorunlar olarak ortaya konulan gelir dağılımı, göçmen sorunu, iklim krizi, çevre sorunları vs.leri sadece liberal demokrasi, sosyal demokrasi, islami, muhafazakar demokrasi gibi sistemle çözülemez.
Yanıtla (0) (0)Çünkü sorunların çözümü farklı bakış açılarına ve dinamiklerin müdahalesine muhtaç.
Çözüm aşure demokrsisinde. Yeni biraz şundan biraz bundan koyarak ortak akıl ile çözümler üretilmelidir. KY
1930 Lara benzeyen ama totaliter olmayan bir surecten geciyoruz.
Yanıtla (5) (23)Ahhhh Taha bey ah..kimlere yazıyorsun.okumuyorlar bilmiyorlar ve zerre anlamıyorlar.lumpen cehaletinin altın devri bu.ve burası CHP tekkesi yani sizi zerre okumuyor..daha açık sürekli ve sert mi yazmalisiniz acaba..yoksa diğer yazarlar gibi size de yasak mı var.bir yazar için tüm bunlar ne acı..
Yanıtla (2) (7)Yazarın kastı dünyanın 1930 larda totaliterleşip, Mussolini Hitler gibi diktatörleri üretmesi. TC min 1930 lardaki durumu değil. O ayrıca yazılabilir, tartışılabilir.
Yanıtla (2) (0)Hukukun olmadığı yerde kaos hakim olur. Dünya kaos ve anarşi dönemine girdi. Bu orman kanunları dönemi büyük bir savaşla biter. Sonra iyiliği, insan haklarını, kurumlarını, kurallarını koruyamayan insanlık kendini makinalara teslim eder. Diyaletkik ,Yapay Zeka Kominleri çağına evrildiğimizi gösteriyor.
Yanıtla (1) (0)şu gerçekleri unutmayınız:
Yanıtla (21) (1)1)rte kendi sözleriyle kendi kendini bağlamayan biridir. yarın tam tersi şeyler söyleyebilir.
2)rte bir entellektüel değildir. hiç bir zaman olmadı.
3)konuşmalarını başkası yazmakta, yazılanları onayladığı anlamı çıkar ama iyi anladığı anlamı çıkmaz.
Liberal demokrasi Taha Akyol'un anladığı gibi salt liberalizm değil, liberalizmle demokrasinin sentezidir. Liberalizm hukuk devleti ve serbest piyasa ekonomisini, demokrasi ise popülist temsili demokrasiyi imgeler.Mesele popülist demokrasinin hukuk devletini bastırıp doğası gereği tiranlığa kaymasıdır.Batı da ise hukuk devleti demokrasiyi bastırmıştır. Onların krizi demokrasi, bizimki ise hukuk devleti krizidir.
Yanıtla (7) (0)liberal demokrasi, marksizmin pozitif etkisi ile, sosyal demokrasiye epeyce evrilmiş oldu. örneğin iskandinav ülkelerinde sosyal devlet en alttaki vatandaşının standardını yükseltti. geniş halk yığınlarını, proleterleri gözetmeyi, popülizme olumsuz anlam kazandırıp küçümsemek, ölçüsüz üst sınıfların çıkarlarını öncelemek de yanlış. erdoğanın eleştirilmesi gereken tutumu: keyfilik, tek adamlık... olmazsa olmaz olan hukuk devletidir.
Yanıtla (6) (1)Tramp a ne demeli
Yanıtla (2) (0)Batıda aşırı sağın yükselişini önce Macaristan, Romanya, Avusturya, İtalya hatta Fransa'da gördükten sonra ABD'nin bu akım ile Trump'ı seçtiğini görüyoruz. Geçen hafta da Almanya'da seçimi sağ partiler kazandı. Dünya şu an 1. ve 2. Büyük Savaş öncesinde yaşananları tekrar tecrübe etmekte. Bu gidişi neyin durduracağı konusunda sürekli düşünmekteyim. Henüz cevabını bulamadım...
Yanıtla (4) (0)Ülkede başkanlık yapan anayasa dan Türklüğe çıkaralım diyor bu milleti kimler yönetmiş ihanetin bu kadarı olmaz anayasadan Türk milleti çıkarsa o zaman görün bu hainler den nasıl hesap soracağımizi .
Yanıtla (8) (0)Asrın lideri tarafından ak saçlılarin bası ünvanı verilmemiş miydi? Bu arkadasa, herhalde görevinden memnun kalmadi
Yanıtla (3) (0)İnaşllah PKK silah bırakıp örgütü tamamen sonlandırır. Bu işin bu kadar kolay olmayacağını be de yazar gibi düşünüyorum. Bahçeli ortalarda yok, kendisine şifa diliyorum. İktidar yeni bir anayasa desteği ile çok hızlı bir şekilde sonuç almaya çalışacaktır. PKK-YPG bunu fırsat bilip Suriye'deki kazanımlarını genişletmek ve sözde devletini Türkiye'yi tanımaya zorlayacaktır. Sonrasında milli ordusu olan bir yapı kaldığı yerden Türkiye üzerindeki amaçlarına devm edecektir.
Yanıtla (6) (0)Denetim ve denge olmadan başarı gelmez. Bizde bir laf vardır yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal.
Yanıtla (3) (1)Kardeşler herşey kontrolleri altnda. Bunlar şeytanlar
Yanıtla (3) (0)Erdoğan, o günün koşulları kendisi için neyi gerektiriyorsa ona göre konuşuyor.
Yanıtla (7) (0)Geç de olsa öğrendim.
Atatürk bile yaşadığı dönemde bu kadar yetkiye sahip değidi. Onun döneminde kamu güçlendirildi yeri ggeldiğinde de özel sektör teşvik edildi. Böylece tekelleşme ortadan kaldırıldı. Kamuya liyakatlı kişiler de atanınca kara geçildi. Osmanlı'dan kalan borçlar ödendi. Bugün ise israf, şatafat had safhada, özel sektör tekelleşti, liyakatsız kişiler de iş başında olunca devlet kurumları bitik hale geldi
Yanıtla (23) (2)Halkını sevenler
Yanıtla (9) (3)Yap işlet devret modeli ile halkı soymaz
Şehir hastaneleri gibi İngiliz mahkemelerinden Garantili özel hastaneler yapıp halkı soymaz.
Kapalı zarfla adrese teslim on kat pahalı ihlaleler yapamaz.
Halkını seven soyguna talana engel olur.
CHP hep böyle oldu.
Türkiye'de siyaset düşüncesinin en zayıf kaldığı konu özgürlükler konusudur. Genel kanaat, dışavurumları ne şekilde olursa olsun, bireyler ne kadar güçlü iseler o kadar özgür olduklarıdır.
Yanıtla (3) (0)